| TAYLAN ÖCALAN - YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ HARİTA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ |
|
Ülkemizde Harita Mühendisliği Eğitimindeki Yönelimler ve Tehditler Taylan Öcalan 5000 yıllık tarihi ile aslına az rastlanır bir meslek olan haritacılık, değişen ve gelişen teknolojik gelişmelerin odak noktasında yer alan önemli mühendislik disiplinlerinden birisi olmuştur. 21. yüzyıl dünyada ve ülkemizde pek çok şeyi değiştirir ve dönüştürürken, bilimsel anlamda yaşanan hızlı gelişmelerin harita mühendisliği uygulama alanlarını doğrudan etkilemesiyle, mesleğimiz disiplinlerarası çalışmalarda öncül roller üstlenmeye başlamıştır. Giderek artan önemi ve üstlendiği sorumluluklarla diğer mühendislik disiplinleri arasında ön plana çıkan harita mühendislerinin bu öncül rolü sürdürebilmeleri, nitelikli ve belli standartlarda yetiştirilebilmeleri, özellikle bu mesleğin eğitimini veren üniversitelerimizdeki bölümlerde uygulanan eğitim-öğretim programları ve modelleri ile doğrudan ilgilidir.
Ülkemizde harita mühendisliği lisans eğitiminin başladığı tarih olan 1949 yılından bu yana tam 60 yıl geçmiştir. Yarım asırdan fazla olan bu süreçte ülkemizde yaklaşık 12 000 harita mühendisi yetişmiştir. Haritacılık sektörünün doğuşu ve bugüne kadar geçirmiş olduğu süreçte elde edilen kazanımların büyük bir parçası üniversitelerimizin kazandırmış olduğu lisans ve yüksek lisans eğitimleri ile elde edilmiştir. Hiç kuşkusuz, bu 60 yıllık süre içerisinde özellikle küreselleşmenin etkisiyle birlikte eğitim-öğretim sisteminde kullanılan ve yaygınlaşan yeni modeller ve sektörel beklentinin değişimi, mühendislik eğitimi ve özelinde harita mühendisliği eğitiminde de önemli değişimlerin ve yeni yönelimlerin oluşmasını sağlamıştır. Bu nedenle Türkiye’de, harita mühendisliği eğitiminde kaliteyi arttırmak, güncel (modern) ders planlarını takip etmek, e-öğrenme sistemini geliştirmek, eğitimde mobiliteyi arttırmak, ulusal ve uluslararası akreditasyon çalışmalarını yürütmek gibi önemli başlıklarda üniversitelerimizdeki bölümlerde çalışmalar yürütülmektedir. Ancak burada sorgulanması gereken, ülkemizdeki harita (geomatik/jeodezi ve fotogrametri) mühendisliği eğitimi veren bölümlerimizin bu yapıcı çalışmaları bir eşgüdüm içerisinde yapıp yapmadıklarıdır. Ülkemizde sayıları giderek artan devlet ve vakıf üniversitelerinin kurulmasıyla, mevcut lisans eğitimi veren bölümlerimizin sayısı oldukça artmıştır. Son beş yıl içerisinde yeni açılan bölümlerle birlikte sayıları 21’e ulaşan harita (geomatik/jeodezi ve fotogrametri) mühendisliği bölümü oluşmuştur. Bu bölümlerden 11’i aktif olarak eğitim-öğretim faaliyetlerine devam ederken, 10’u da yasal anlamda açık olup eğitim-öğretim faaliyetleri için hazırlanmaktadır. Lisans eğitimi veren bu bölümlerimizin yanında 4 üniversitemizdeki ilgili enstitü ve bölümlerde de lisansüstü eğitim yapılmaktadır. Tablo 1: Türkiye'deki harita (geomatik/jeodezi ve fotogrametri) mühendisliği bölümleri ![]() Tablo 2: Türkiye'de lisansüstü eğitim yapan harita (geomatik/jeodezi ve fotogrametri) mühendisliği programları ![]() Mesleğimiz adına bütünsel ve sağlıklı bir gelişim sürecini izleyebilmek, sektörel beklenti ve ihtiyaçlar ile ülkemizdeki yakın, orta ve uzun vadedeki harita mühendisliği istihdamını dikkate alarak bir yol haritası belirlemek gerekmektedir. Aksi takdirde lehimize olan bu süreç kısa zaman sonra tersine dönecek unsurları içermektedir. Kaynak : HKMO İstanbul Şubesi Bülteni - Ocak 2010 Özellikle Avrupa Birliği ülkelerindeki harita mühendisliği bölümlerinde giderek öğrenci sayılarının azaldığı ve hatta bölümlerin kapatıldığı bir dönemde, Türkiye’deki bölüm sayılarının artması ve buna bağlı olarak öğrenci sayılarındaki artış gerek sürdürülebilir kaliteli eğitim açısından, gerekse ülkemizin sektörel beklentileri açısından belli sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu nedenle belli standartları içeren ve dünya ile entegrasyon sağlayan modellerin seçimi çok önemlidir. Ülkemizdeki harita (geomatik/jeodezi ve fotogrametri) mühendisliği bölümlerinin bir kısmında ulusal ve uluslararası alanda yürütülen akreditasyon çalışmaları (ABET, MÜDEK vb.) tamamlanarak, sürdürülebilir hale getirilmeye çalışılmaktadır. Bahsedilen bu başlıklarla ilgili çalışmaları bazı bölümlerimiz tamamlamış ya da yürütüyor olmasına karşın, bazılarında da bu faaliyetlerle ilgili çalışmalar henüz başlamamıştır. Tablo 3: Türkiye'deki harita (geomatik/jeodezi ve fotogrametri) mühendisliği bölümleri 2009 yılı kontenjanları ![]() Bunun yanı sıra bölümler arasındaki fiziki altyapı, alet ve donanın sayısı, laboratuarlar, eğitmen kadrosu, anabilim dalları, öğrenci kontenjanları gibi başlıklardaki ciddi farklılaşmalar da ülkemizdeki harita mühendisliği eğitimini bütünsel çerçevede etkilemektedir. Sektörel beklentinin analizi yapılmadan her geçen gün açılan yeni bölümler mesleğimiz ve ülkemiz açısından ileride sorun yaşatabilecek niteliktedir. Özellikle yukarıda belirtilen kriterler açısından bölümler arasında farklılıkların oluşması, ülke genelinde nitelikli ve belli standartlarda mezunların verilmesini etkilemektedir. Bu nedenle lisans düzeyinde yeni bölümlere olan gereksinimin çok boyutlu olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Eğitim verilen kurumların yerleri ve yer seçimleri ciddi biçimde ele alınmalıdır. Eğitimin minimum teknolojik ve mekansal altyapısı ile öğretim elemanı gereksinimi saptanmalıdır. Bölümlerin açılmasında öncelikle ülke gereksinimleri, ardından açıldığı coğrafi bölgelerdeki Harita Mühendisine olan gereksinimine bakılarak karar verilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak yaşanan bilimsel ve teknolojik gelişimin mesleğimize kazandırdığı ivme her geçen gün hızını arttırıp, haritacılık eğitimi ve uygulama alanları üzerinde olumlu etkiler yaratsa da, harita sektöründe eğitim alanında bazı temel sorunlar ön plana çıkmaktadır. Harita mühendisliği eğitiminde kalite ve akreditasyon süreciyle başlayan olumlu çalışmaların yanında, özellikle eşgüdüm eksikliği, işbirliği yetersizliği, katılımcı süreçlerin azlığı, altyapı olanaklarında yaşanan eksiklikler vb. sorunlar ülkemizde mesleğimizin lisans eğitim süreci ve sektörel gelişimde önemli tehditler oluşturmaktadır. Bu sorunların çözümü ve gelecekteki aksaklıkların giderilmesi için şimdiden yapılacak bir stratejik planlama ile işe başlanmalıdır. Aktif olarak eğitim-öğretim faaliyetlerini yürüten 11 bölümümüzün bölüm başkanları tarafından oluşturulan “Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölüm Başkanları Konseyi” bu sorunların giderilmesi ve geleceğe dönük stratejik planların yapılması noktasında önemli bir bileşen ve adımdır. Ancak yalnızca üniversitelerimizin değil, üniversite+meslek odamız (HKMO)+sektör temsilcileri (kamu-özel) bileşenlerinden oluşan ve daha kapsayıcı bir modelle konuya yaklaşmak, ülkemiz ve mesleğimiz açısından daha rasyonel sonuçların oluşmasını sağlayacaktır. Burada bu birlikteliğin sağlanması ve çıktılarının mesleki kamuoyu ile paylaşılmasında Odamıza önemli sorumluluklar düşmektedir. “Eğitim konusundaki yatırımların ürünlerini kısa erimde vermeyeceği” bilindiğinden, atılacak adımlarda stratejik ve hızlı düşünme gereği ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda ülke kalkınmasında, mesleğimizin tanıtım ve etkinliğinde rol alacak mühendislerin yetiştirilmesi için harita mühendisliği eğitimindeki yönelimlerin belli bir stratejik plan doğrultusunda, varolan tehditleri ortadan kaldıracak nitelikte hazırlanarak, geç kalmadan hayata geçirilmesi gerekmektedir. Kaynakça
Uzman / Harita Yük. Müh. YTÜ Harita Mühendisliği Bölümü Ölçme Tekniği Anabilim Dalı Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Ocak 2010 |
| Sonraki |
|---|






Harita Kariyer sektördeki kenarlaşmayı ve kaynaşmayı sağlamak için düzgün bir yöntem, mesleğin ihtiyacı olduğu bir yöntem.