| VOLKAN EKEN |
|
Hedef, çaba, özveri ve sabır… Tek başlarına derin anlamları olsa da asıl anlam bir araya geldiklerinde ortaya çıkıyor. Evet, başarının tarifini yapıyorum. Her şeyden önce şunu belirtmeliyim ki, ihtiyacınız olan her şey içinizde saklı. Sadece bunun farkına varmalısınız. Lise yıllarımda okuldan kaçıp arkadaşlarımla sahilde hayaller kurarken hiç harita mühendisi olmayı hayal ettiğimi hatırlamıyorum. Hep hayalim güverte bölümünü kazanıp, uzak yol kaptanı olup, dünyayı gezmek ve üstüne tonla para almaktı. Ama olmadı. 0,615 Puanla kaçırdım ve Yıldız Teknik Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü’nü kazandım. Ama iyi de ne iş yapacaktım. Bilmiyordum. Hazırlık okumadım, sınavla geçtim. Okula başladığımda sınıfta iyi kötü herkes birbirini hazırlık sınıfından tanıyordu, yalnızlık çekiyordum. Girdiğim yurt muhafazakâr bir yurttu. Benimle uyuşmuyordu. Üniversitenin ne demek olduğunu “Kampüsistan” dizisinden öğrenen benim gibi biri için de hazin bir başlangıçtı. Üstüne ilk senemin ikinci döneminde tonla dersten kalmamı da eklersek, herhalde kimse benim bugün burada olacağımı tahmin etmezdi. 2. sınıfa başlamıştım. Artık bir şeyler yapmanın zamanı gelmişti. İlk meslek dersim olan Yapısal Alet Bilgisi’ni almıştım. İlgimi çekmişti. Bu mesleği galiba sevebilirdim. Ama önce onu tanımalıydım. Her gün mesleğim ile ilgili yazılar okuyordum. Neler yapabileceğimi araştırıyordum. Ama yetmiyordu. Bana bir “Harita Mühendisi” lazımdı. Benim bir iş bulup acilen piyasaya girip bu işi yerinde öğrenmem gerekiyordu. Alet kullanabiliyordum. Az çok bilgim vardı. İşte iş başvurularına başlamanın zamanıydı. Hemen aklıma gelen her yere iş ilanı bıraktım ve beklemeye başladım. Bir akşam sokakta ne zaman biri arayacak diye düşünürken telefonum çaldı ve bir ses: “İyi günler ben Harita Mühendisi Ümit Diker” :) Evet, işte o akşamdan sonra hayatımda bir şeyler değişmeye başladı. Ümit Abi ile tanıştık ve beraber çalışmaya başladık. Sürekli bana bir şeyler öğretiyordu. Sadece iş ile ilgili değil, hayata dair de çok şey öğretiyordu. Çok kültürlü ve çok iyi bir adamdı. Bana alabileceğimi düşündüğümden fazla sorumluluklar veriyordu. Ve bunlar beni geliştiriyordu. Birçok hata yaptım. Ama asla bana sen hata yaptın, neden böyle oldu, neden hata yapıyorsun gibi yıkıcı eleştiriler yapmadı. Aksine, herkes hata yapar, şöyle yaparsan daha iyi olur, şunu yaparsan daha iyi olur, çabuk yapmaktansa dikkatli yapmalısın gibi yapıcı eleştiriler yapıyordu. Ve bana gayrimenkul değerlemesi yapmayı düşünüp düşünmediğimi sordu. O da neydi? Hiç duymamıştım. Biraz bahsetti. Merak ettim ve araştırmaya başladım. Günlerce haftalarca araştırdım, kaynak bulup öğrenmeye çalıştım. Yok, yok bana bilgili birinden bir yardım gerekliydi. Ama taşınmaz değerlemesi dersine daha bir sene vardı. O kadar bekleyemezdim. Dersi üstten almalıydım. Aldım. Taşınmaz değerlemesinin ne demek olduğunu, ne yaptığını öğrenmiştim. Ama yetmiyordu. Bu sektörde çalışmam gerekliydi. Peki Ümit Abi? Beni yetiştiren mesleği sevdiren, neler yapabileceğim konusunda ufkumu açan adam? Onu yüzüstü mü bırakacaktım? Ama Ümit Abi’m beni anlardı. Hemen internette mail gruplarına mail attım. Nerede çalışabilirim, nasıl iyi bir değerleme uzmanı olabilirim, ne yapmalıyım gibi sorularım vardır. Ama cevapları verebilecek birileri, onlar neredeydi? Sonrasında mail grupları ile “Değerleme Uzmanları” ile tanıştım ve sorularımı sorup bilgi aldım. Tavsiyelerini dinledim. Yine CV yollama günleri başladı. SPK’nın sayfasında adını gördüğüm tüm lisanslı firmalar ve internetten bulduğum lisansı olmayan firmalar… Hepsine yolladım CV’mi. Ümit Abi’me söyledim gayrimenkul değerlemesi ile uğraşmak istediğimi. O zamana kadar, Doğuş Power Center şantiyesi harita işleri, Okan Üniversitesi şantiyesi harita işleri, BEBEKÖY Restorasyon Projesi harita işleri, sayısız plankote, spontene şantiye işi ve röleve işleri ile uğraşmıştım. Ümit Abi sayesinde bu işlerde sorumluluklar almıştım, epeyce şey öğrenmiştim. İçimden ihanet ediyormuşum gibi geldi ama galiba değerleme işi beni daha çok çekiyordu. Ümit Abi anlayışla karşıladı. Ve ayrıldık. Ama CV’lere yanıt gelmiyordu. Peki neden? “Gayrimenkul Değerleme Uzmanı”nın 4 yıllık bir lisans diploması sahibi kişi demek olduğu ayrıntısını atlamıştım. Yine de şirketlere defalarca CV yolladım ve telefonlarını meşgul ettim. Bir gün bir SPK lisanslı değerleme şirketinden telefon geldi. İş görüşmesine çağırıyorlardı. Ama daha 3. sınıftaydım, ne olacaktı. Gittim, konuştuk. Okul bitmediği için stajyer olmamı istiyorlardı, ama işi öğreteceklerini söylüyorlardı. Olsun, bir şekilde bu işin içinde olmalıydım. Öyle ya da böyle işlerin içine girmiştim. Değerleme Uzmanlarının yanında zaman zaman expertize çıkıyor işi öğreniyordum. Her çıktığımda da onları sorularımla bezdiriyordum. Ama ne yapayım, öğrenmeliydim. Fener-Balat Rehabilitasyon Projesi kapsamında bir değerleme işi vardı ve bizim şirket işi yapacaktı. Bu projede de yer aldım. Tabi yine iş süresince sorularım bitmedi, bunun yanında eve geldiğimde devam eden kişisel çabalarım ve mesleki derslerle kendimi geliştirmem de epeyce faydalı oldu. Evet, ben bu işi yapmalıydım. Ama bu şirkette stajyer muamelesi bitmiyordu. Sanırım bitmeyecekti de. Ayrılmaya karar verdim. Ayrıldım. Galiba şanslı biriydim. Ertesi gün telefonum çaldı: Avrupa Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. :) Daha önce CV göndermiştim, iş görüşmesine çağırıyorlardı. Değerleme Uzmanı olarak işe almak istiyorlardı. Evet dedim içimden. İşte her şey yoluna giriyor. İş görüşmesine gittim ve işe alındım. Yaklaşık 3 aydır Avrupa Değerleme ve Danışmanlık A.Ş.’de Değerleme Uzmanı olarak çalışıyorum. İşimi ve mesleğimi çok seviyor, çok önemsiyorum. Daha başaracağım çok şey var. Çevremdekiler daha 4. sınıfın başında bu kadar çok iş yapmış olmamı bir başarı olarak algılıyor. Ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Sadece gelecekte başarılı bir şirket sahibi olduğum zaman, bu yıllarda yaptıklarımı anlatıp, “bunları yaptığım için başardım” diyebileceğim deneyimler olduğunu düşünüyorum. Evet, ben başarılı biri olacağım. Kendi işimi kurup, iyi bir geleceğe sahip olacağım. Buna inanıyorum. Büyük hedeflerim var ve bunların gerçekleşeceğini inanıyorum. Çünkü başarının ne demek olduğunu biliyorum: Hedef, çaba, özveri ve sabır…
Volkan EKEN
|
| Önceki |
|---|



Geç kalınmış ve daha önceden yapılması gereken bir oluşumdu. Çünkü mesleğe ilişkin problemleri tartışmak, iş alanlarını ve paylaşımları ortaya koymak açısından değerlendirdiğimiz zaman önemli bir adım olarak görülmektedir.