Ana Sayfaİş AraPersonel AraİşverenlerKariyer MerkeziHakkımızda
 
Üye Ol Bireysel Üye OlKurumsal Üye OlBireysel Üye Ol
Kariyer Merkezi
Advertisement
 
Bölüm : İş Pozisyonu : Tarih : » Detaylı Arama
ÖMER ALPORAL-GRAFTEK A.Ş
Ömer Alporal-Graftek A.Ş1982 yılı İstanbul Teknik Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği mezunu, Graftek A.Ş’nin Şirket Müdürü Ömer Alporal ile şirketi ve haritacılık hakkında konuştuk.

 

Graftek A.Ş’nin kuruluşundan bu yana olan gelişimini anlatabilir misiniz?

“Türkiye’nin ilk harita yazılımı olan EGHAS’ı ürettik.”

Graftek üç ortaklı olarak 1988 yılında kuruldu. Bir tripodun 3 ayağı olarak düşünebilirsiniz. Ben genellikle satışla ilgileniyorum. İkinci ortağımız yazılım, üçüncü ortağımız teknik konuyla ilgileniyor. Amacımız yazılım ve donanım konusunda hizmet vermek. Bizim faaliyet alanımız 1982 yılında STFA’da başlamıştı. Daha sonra 1988 yılında ayrılarak bu şirketi kurduk. Şirkette ilk kurulduğu yıldan itibaren Spectra Precision’nın Türkiye de Geodimeter adıyla bilinen ölçme sistemlerinin 1997 yılına kadar Türkiye distribütörlüğünü yaptık. 1997 yılında Spectra Precision Alman Zeiss firmasını satın aldı. Ondan sonra hem Zeiss hem Spectra’nın Türkiye distribütörlüğünü yaptık. 1999 yılında ise Amerikan Trimble firması ile bu şirketler birleşti. Biz de sonuçta Trimble distribütörü olduk. Trimble  1999 dan beri bünyesinde bulunan Geodimeter, Zeiss, Spectra,  ve en son da Nikon ürünlerini şemsiyesi altında topladı.Elbette bunların dışında, yazılım, inertial sistemler, fotogrametri, 3D scanner teknolojisini üreten birçok firmayı da bünyesinde bulunduruyor.Aynı zamanda 1982 yılında STFA’da başladığımız ve 1988 yılında ticari olarak piyasaya sürdüğümüz EGHAS yazılımımız var. Açılımı Etkileşimli Grafik Harita Sistemi’dir. Türkiye’nin ilk harita yazılımıdır. Daha önce hiç kimsenin düşünmediği bir riske girdik. Çok uğraştık. Daha sonra açtığımız yoldan, Netcad, Kartocad, Geocad geldi. Biz hiçbir örneğimiz olmadan böyle bir sistemi yaptık. Daha sonra bizi örnek alan birçok firma çıktı. Şu anda Türkiye piyasasında yazılım konusunda çok ciddi bir gelişim var. Dolaylı olarak açtığımız bu yolda, Türkiye’nin belki de milyarlarca doları ülke içerisinde kaldı. Sadece bizim yapmış olduğumuz ihracat ile getirdiğimiz hariç.

Çalışan olarak bünyenizde kaç kişi var. Bunları seçerken ne gibi özelliklere dikkat ediyorsunuz?

Şuanda tahmini 17 çalışanımız var. Merkezimiz İstanbul’da olmak üzere Ankara’da da bir büromuz var. Çalışanlarımızı seçmek daha çok birebir görüşmek ile oluyor. Harita mühendisi arıyoruz ama bir taraftan pazarlamada, teknik olabilecek konularda destek verebilecek kişi arıyoruz. Dolayısıyla bazı kişileri takibe alıyoruz. Stajyer gelen arkadaşlardan gözümüze çarpanlar oluyor.

EGHAS harita sektöründe birçok kurumda kullanılıyor, EGHAS’tan ve son güncellemelerinden bahseder misiniz?

EGHAS çok büyük deneyimlerle masa başında değil doğrudan doğruya arazi çalışmalarıyla yola çıkmış bir programdır.”

EGHAS tamamen harita amaçlı diğer bütün yazılımlardan farklı olarak nokta bazlı bir yazılımdır. Arazideki ölçtüğün veriden yola çıkan bir yazılım. Sürekli güncellenen bir yazılımdır. Türkiye’de yazılım konusunda ciddi bir kopya sorunu var. İnsanlar bir şekilde kopyaları eline geçirip de o programı kullanmaya başladıklarında ona alışkanlık oluyor. Başka bir programa girdikleri zaman genellikle farklı yöntemlerle farklı şeyleri yaptığımız için bazı insanlara ters geliyor, bu da eksiklik gibi olabiliyor ama sonuçta EGHAS çok büyük deneyimlerle masa başında değil, doğrudan doğruya arazi çalışmalarıyla yola çıkmış bir programdır. Şuan EGHAS’ın 2007 versiyonu var.

EGHAS’ın peki öğrenci lisansları mevcut mu mağduriyetlerini önlemek adına?

“Biz EGHAS ı kırmadık, kırmamak için elimizden geleni yaptık.”

EGHAS’ın daha farklı bir uygulaması var. 500 noktaya kadar çalışan tam sürüm versiyonu herkese açık. Herhangi bir kilit gerektirmiyor. Bugün 500 noktalı bir iş oldukça ciddi bir iştir. Bir öğrenci için, bu işi öğrenmek için, hatta iş yapanlar için bile önemli bir iştir. Sitemizden EGHAS’ın demosunu indirip programda 500 noktaya kadar çalışabilirler. Öğrenciler de çalışabilirler. İTÜ, Konya Selçuk Üniversitesi, KTÜ de EGHAS’ın eğitimi veriliyor. Kurumlardaki tekniker, mühendis seviyesindeki kişiler evlerinde bunu kullanıyorlar. Ticari yönden de prestijli projelerde kullanılıyor. Biz EGHAS ı kırmadık, kırmamak için elimizden geleni yaptık. Sıktık piyasayı. Diğerleri o kadar sıkmadılar.

Trimble gibi önemli bir markanın distribütörlüğünü yapıyorsunuz son yıllardaki ölçme sistemlerindeki gelişmeyi ve son sistem mekânsal istasyondan bahseder misiniz?

Trimble son derece büyük bir firma. Tamamen küresel bir firma. Dünyanın etrafında onbeşin üzerinde ayrı fabrika, kimisi yazılım kimisi donanım üretiyor. Öncelikle Trimble GPS üreticisi olarak dünyada bilinir. Ticari anlamda GPS’i dünyada ilk ortaya çıkaran firmadır. Örneğin RTK deriz, statik deriz vesaire bunların patentinin tamamı Trimble’a aittir. Trimble’ın özelliği, GPS’i çipinden, yazılımına komple üreten tek firmadır. Diğer firmalar başka bir GPS üreticisinin çipini kullanır, üzerine yazılımını koyar, Trimble her şeyini kendisi üreten tek firma. O bakımdan çok geniş bir ARGE’si var. Bu nedenle eskiden çok yüksek fiyatlıydı. Ancak artık fiyatları tüm diğer üreticilerle hemen hemen aynı seviyede. Ancak hala piyasa bizi pahalıyız diye düşünür ayrıca bunu pompalayanlar da var tabii ki. Genellikle biz çözüm sağlamaya çalışıyoruz. Mekansal istasyon dediğimiz VX en son ürün. Biliyorsunuz şimdi yeni modamız üç boyutlu tarayıcılar. Üç boyutlu tarayıcılarla özellikle mimarlar eski eserlerin rölevesi için çalışıyorlar. Milyonlarca, milyarlarca noktadan oluşan verileri değerlendirmede zorlanıyorlar. VX hem total station hem de tarayıcı olan bir bileşik ürün. Bu bir robotik cihaz. Kendi üzerinde çok yüksek 5 mp’lik kamerası var. Hem belirli alanın resimlerini çekiyor. Bunları 3 boyutlu olarak mozaikliyor. Ayrıca yapmış olduğu bütün ölçüleri bunun üzerine bindiriyor. Tarama yapan oldukça enteresan bir cihaz. Ama şu anda Türkiye piyasası için oldukça pahalı bir cihaz.

Peki, şu anda pahalı ise firmalar için kiralama yoluna mı gidiyorlar?

“Haritacılar imar işi, hâlihazır gibi kendilerini sınırlandırıyorlar. “

Kiralama da yok. Firmalar daha bir gereksinim olduğunu anlamış değil. Ben daha farklı bakıyorum. Harita mühendisliği harita yapmakla sınırlı değildir. Ben daha çok ölçme mühendisi olarak bakıyorum. Bugün mimar bir binanın rölevesini ölçüyorsa bu haritacının işidir. Bir alüminyum doğramacı bina üzerine alüminyum giydirme yaparken onu nasıl üzerine aplike edeceği konusu yine harita mühendisi veya teknikerinin işidir. Haritacılar imar işi, hâlihazır gibi standartlarla kendilerini sınırlandırıyorlar. Halbuki o kadar geniş bir alana hitap edebilirler ki.

Şu anda içinde bulunduğunuz projelerden bahseder misiniz?

“Türkiye’nin dağı taşı 1 cm hassasiyette olacak kimse baz kurmak zorunda kalmayacak”

Şu anda Türkiye’de gelmiş geçmiş en büyük işlerden biri olan Türkiye Aktif referans Ağı, CORS-TR (TUSAGA AKTİF) projesini gerçekleştiriyoruz. GPS kullanımında bir baz bir gezici kullanılır. Bir tanesini referans yaparsın realtime bazlı çalışırsın. Dolayısıyla realtime çalışmak için her zaman kendi bazını kurmak zorundasın. Dünyada artık bu iş bitti. Gelişmiş RTK ağları kullanılıyor. Türkiye’de de bunun ihalesi yapıldı. Şu anda biz Türkiye’nin tamamına dağ taş olmak üzere 150 tane referans istasyonu yapıyoruz. Bu 150 tane referans istasyonunun tümü Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Harita Genel Komutanlığında bir kontrol merkezine veri aktarıyorlar bütün iyonosfer modelleri çözülüyor ve bu sayede insanlar GPRS üzerinden düzeltme verisi alacaklar, yani bugün Türkiye’nin dağı taşı 1 cm hassasiyette olacak kimse bir daha baz kurmak zorunda kalmayacak. Poligon işi ortadan kalkacak. Örneğin İstanbul’da bir köşeye gittiğin zaman orası artık bir nirengi. Böyle bir sistem kuruluyor. Çok ciddi bir sistem bu. Çok büyük paralara kuruluyor. Bugün Amerika’da, Japonya’da, Orta Avrupa ülkeleri, Kuzey Avrupa ülkeleri gibi çok gelişmiş ülkelerde var. Bunu biz takip ediyoruz. Çok ciddi bir işlem bu. Esas TKGM yürütecek projeyi. Aynı veri Harita Genel Komutanlığı’na da gidecek. Harita Genel Komutanlığı da kıta hareketleri veya normal işlemlerini yapabilecekler. Araziye çıkan her kullanıcı sadece bir geziciyle hassas bir konum elde edecekler. GIS için tek frekanslılar Real time uygulamalarda dahi 15–20 cm lik hassasiyet kadar düşebilecekler. Dolayısıyla tamamen bir GPS altyapısı kuruluyor şimdi Türkiye’de. Ağustosun 20 sinde başladık 15 Aralık 2007 tarihinde tüm noktaların pilye inşaatları bitti. Cihazların Türkiye’ye getirilmesi bazı idari nedenler sonucu ancak Nisan 2008 sonuna doğru gerçekleştirildi. Bugün itibarı ile 92 istasyon çalışır vaziyette, tüm cihazlar yerlerine ulaştı ve ekiplerimiz bunları sırayla monte ediyorlar. Ortalama 15-20 gün içerisinde hepsi bitmiş olacak. Sistemi biz kuruyoruz. 6 ay birlikte iş yapacağız 6 ay sonra da devredeceğiz. TKGM bunu eline alacak.

Birçok sektöre hizmet veriyorsunuz. Bu kadar geniş yelpazede olmanın dezavantajı ve avantajını söyler misiniz?

“Deniz ölçme sistemlerinin kurulmasında Türkiye’de hemen hemen tek gibiyiz.”

Avantajı da var, dezavantajı da. İşin avantajı, biz bu işten çok zevk alıyoruz. Bir cihazı patates gibi satmaktansa insanlara çözüm vermekten hoşlanıyoruz. Bu satış sürecini uzatıyor. Aynı zamanda değişik bir projelere de çözüm arayan firmalara da bedava danışmanlık yapmış oluyoruz. Ama bundan zevk alıyoruz. Örneğin deniz ölçme sistemlerinin kurulmasında Türkiye’de hemen hemen tek gibiyiz. Bugün inşaat sektöründe doğrudan doğruya projeyi iş makinalarına yükleyerek operatörün bu işleri yapacağı sistemlere doğru ilerliyoruz. Caterpillar‘la anlaşma yaptık. Uluslararası anlaşma yapıldı. Bunun gibi çeşitli çalışmalarımız oluyor.

“Sektörde ilk o kısıma giren firma biz oluyoruz, açıyoruz ve devam ediyor.”

Maden sektöründe yazılım geliştirdik. Haritacılıktan çıktık, maden mühendisiyle aynı atmosferi yaşamaya başladık. Madenci olduk. Maden sektörüne hitap eden bir yazılım geliştirdik. Yine o pazarda da aktif durumda gidiyoruz. Diğer yaptığımız istihdam sağlatmak. Biz firma olarak bu işler yapılırken burada bu işte öncelikle tekniker veya harita mühendisi çalışacak mutlaka bu ölçme aletiyle yapılacak diyerek cımbızla çekerek istihdam sağlatmaya çalışıyoruz. O sektöre giriyoruz, çalıştırmaya başlıyoruz, ticari anlamda cihaz da satıyoruz, bu istihdamı sağladıktan sonra da başka firmaların da ticari bir biçimde girmesini de bir bakıma sağlamış oluyoruz. Ama burada öncü olan firma biziz. İlgili sektöre ilk giriyoruz, uğraş vererek bu sektöre önce ihtiyaçlarını, sonra çözümlerine ve avantajları konusunda ikna ediyoruz, bir anlamda yeni alanlar açıyoruz, meşakkatini çekiyoruz. Sonra diğer firmalarda bu hazırlanmış alanlardan kazanç elde etmeye başlıyorlar. Sanki haksızlık gibi ama ticaret böyle bir şeydir.

Staj olanaklarından biraz bahseder misiniz?

“Aldığımız stajyerlere spesifik konularda haritacılık öğretmeye çalışıyoruz”

Jeodezi ve Fotogrametri mühendisliğinden gelen stajyerlerimizin yazılım kısmına girip staj yapma şansı çok az. Harita ile ilgili bir eğitim genellikle öğretilen yazılımı geliştirmekten çok, yazılımların nasıl kullanılacağıdır. Yazılım yapma çok daha farklı bir olay. Örneğin bizde yazılımı bilgisayarcı arkadaşlarımız yapıyor. Dolayısıyla sadece stajda da oturup insanlara bunu öğretmek çok kolay değil. Aldığımız stajyerlere spesifik konularda haritacılık öğretmeye çalışıyoruz. Biz bir pazarlama firmasıyız. Mutlaka biz bir şantiyede eğitim veriyoruzdur, birilerinin işlerini yapıyoruzdur ve bunlar hep spesifik işler oluyor. Mühendislik ölçmelerine yönelik konular. Başvuruya göre bazen 2 bazen 3 kişi alıyoruz.

Çalışanlarınız bir eğitimden geçiyor mu?

Kendi içimizde yapıyoruz ama bizim ana eğitimlerimiz satış ve teknik alanında ana firma tarafından veriliyor. Teknik anlamda Trimble’ın çok ciddi bir eğitim sistemi var. Bu eğitim sistemi çevrimiçi olarak doğrudan doğruya bilgisayardan konferans olarak katıldığımız Trimble University ile yapılıyor. Zaman zaman özel eğitimler için yurt dışına gideriz, ya da onlar gelirler. Kendi geliştirdiğimiz yazılımlar ile ilgili olarak da kendi personelimizin eğitimi elbette var.

Sektörde gördüğünüz eksiklikler nelerdir sizce?

“Üniversitelerden gelen öğrencilerin bilgi kaliteleri gittikçe düşüyor, mezunların gittikçe mesleklerini daha az bilerek çıktıklarını görüyoruz.”

GPS teknolojisinin sektöre girmesinden itibaren, sektördeki bilgi kullanımı şekli değişti. Öyle bir noktadayız ki GPS teknolojisi yavaş yavaş okullarda okutulmaya başlandı. Dolayısıyla bundan sonra çıkacak gençler altyapı olarak bu işe daha aşina olacaklar. Bir iki sene önce mezun olmuş insanlar tam arada kaldılar. Daha önceki mezunlar hiç böyle bir şey görmediler. Böyle bir ciddi sorun yaşıyoruz. Bunun düzeltilmesi gerek. Üniversitelerde datumlar, koordinat sistemleri, projeksiyonlar son derece teorik olarak anlatılıyor, bu da yeni çıkacakların ayaklarının yere basmaması anlamına geliyor. Sonuç itibariyle herkes sudan çıkmış balık gibi orda ED50 var, burada WGS84 var acaba bu koordinat ITRF’mi gibi, GPS teknolojileriyle klasik koordinat sistemlerini nasıl bağdaştırabileceğimizle ilgili sorular soruyor. Dolayısıyla bence odanın yapması gereken şey bu misyonu üstlenmesi. Bu tür konularda GPS tekniğinin ve koordinat sistemlerinin herkesin anlayabileceği bir dilde tecrübeli kişilerden eğitiminin sağlanması lazım. Eski kuşaklardan gelen kişilerin kendini yenilemesi lazım. Arada kalan kişiler tam neler yapması gerektiğini anlamalı. Bu tür çalışmalar şu anda lazım. Ama üniversitelerden gelen öğrencilerin bilgi kaliteleri gittikçe düşüyor. Ben 1982 den beri bunun içindeyim bilemiyorum neden kaynaklanıyor, eğitim sisteminden olsa gerek, mezunların gittikçe mesleklerini daha az bilerek çıktıklarını görüyoruz.

Geleceğe ilişkin hedefleriniz nelerdir?

“Biz Trimble’dan ithalat yaparken aynı zamanda Trimble’a ihracat yapan bir firmayız”

Biz başlamış olduğumuz GPS altyapısı konularında Türkiye’ye daha geniş kapsamlı hizmet etmeye çalışıyoruz. İnsanlara çözüm ve hassas GPS kullanımını yayacağız. Projeleri iş makinalarına yükleyerek, projelerin doğrudan doğruya uydular tarafından konumlandırılmasına kadar gidebilen bir süreç yaşayacağız. GIS ikinci önemli konu. Biz Trimble’dan ithalat yaparken aynı zamanda Trimble’a ihracat yapan bir firmayız. Aynı zamanda üreticiyiz. Tüm dünyaya satılan belirli parçaları üretiyoruz, ihraç ediyoruz. Ticaretimizi sadece tek yönlü değil. Dışarıya giden dövizin bir kısmını geri alıyoruz.

 Röportaj : Sencer Girgin

 
Önceki   Sonraki
Advertisement
ImageGeç kalınmış ve daha önceden yapılması gereken bir oluşumdu. Çünkü mesleğe ilişkin problemleri tartışmak, iş alanlarını ve paylaşımları ortaya koymak açısından değerlendirdiğimiz zaman önemli bir adım olarak görülmektedir.
Devamını oku...
 
İş arayan ve İş verenlerin yaptığı tüm işlemler ücretsizdir. HaritaKariyer iş ilanı ekleyen veya iş arayan kişilerden hiç bir ad altında ücret talep etmez. HaritaKariyer'in ilan sahipleriyle hiç bir bağlantısı olmadığı gibi, yayınlanan ilanların doğruluğu da taahhüt edilmez. HaritaKariyer sadece ilanların yayınlanmasını sağlamaktadır.